EKONOMİ
Giriş Tarihi : 18-04-2021 07:44   Güncelleme : 18-04-2021 07:44

Türkiye'nin turizmde cazibesi gün geçtikçe daha çok artıyor

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Yağcı, Türkiye'nin rakip destinasyonların önüne geçecek farklılıklar yaratarak, rekabet gücünü her geçen yıl artırmayı başardığını ifade etti.

Türkiye'nin turizmde cazibesi gün geçtikçe daha çok artıyor

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Erkan Yağcı, Turizm Haftası münasebetiyle yaptığı açıklamada, Türkiye'nin tarihi, kültürü ve eşsiz doğal güzellikleri içeren, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış önemli bir turizm destinasyonu olduğunu ifade etti.

Eşsiz turizm kaynaklarının üzerine kurulan konaklama işletmeleri, cazibe merkezleri, spor ve sağlık tesisleriyle geniş alanda, yüksek kalitede hizmet sunulduğunu kataran Yağcı, Türkiye'nin rakip destinasyonların önüne geçecek farklılıklar yaratarak, rekabet gücünü her geçen yıl artırmayı başardığını belirtti.

Turizm sektörünün ülke kalkınmasına olan katkısını her geçen yıl daha da artırdığına vurgu yapan Yağcı, "Ülke ekonomimizde 50'den fazla iş koluyla doğrudan ilişkisi bulunan ve bacasız sanayi olarak adlandırılan turizmin, dolaylı ve dolaysız istihdama katkısı yüksektir. Turizm sektörü, sürekli istihdam yaratan ve ülke ekonomisine döviz girdi sağlayan bir sektördür." dedi.

Turizm katma değer oluşturma bakımından da ülke kalkınmasına etki eden sektörlerin arasında başı çektiğne değinen Yağcı, turizmden elde edilen gelirin, diğer sektörlere de doğrudan yansıdğını aktardı.

"Turizm, geniş yelpazede ekonomik girdi sağlıyor"

Turizm hareketlerine katılmak amacıyla bir ülkeyi ziyaret eden turistlerin, bu süreçte yalnızca konaklama değil, yeme içme, eğlence, ulaştırma, alışveriş ve kültür turları gibi hizmetlerden faydalandığını belirten Yağcı, böylece turizmin yerel halkı da kapsayan geniş yelpazede ekonomik girdi sağladığını bildirdi.

Türk turizm sektörünün uluslararası pazarda marka olduğunu söyleyen Yağcı, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:

"Türk turizmi 40 yıldan fazla tecrübesiyle salgın öncesi 52 milyon turist sayısına ulaştı. Hedeflenen 75 milyon turist sayısına ulaşılabileceğini gösterdi. Salgının yol açtığı küresel ekonomik krizle, ülkemiz için döviz girdisi ve istihdam imkanları yaratmak çok daha önemli hale geldi. Bu açıdan ülkemizin turizm potansiyeli yüksektir ve 75 milyon turist sayısına ulaşabilecek güçtedir."

Yağcı, bu kapsamda 2020 mart ayında açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi'nde sunulan mali destek, finansman ve likidite imkanlarının son derece önemli ve yerinde olduğunu, sektörün bundan sonra da desteklenmesi gerektiğini aktardı.

Turizmin ekonomik katkıların yanı sıra Türkiye'ye gönüllü elçiler kazandırdığına işaret eden Yağcı, "Turizm, uluslararası tanınırlık ve pozitif algı yaratma konusunda en etkili sektördür. Bu nedenle sektör ekonomik katkısı yanında kültürel barış anlamında da 'stratejik sektör' olarak tanımlanmaktadır." diye konuştu..

Salgınla turizmde yeni bir döneme girildi

Salgınla yeni bir döneme girildiğini, bu dönemin "korona çağı" olarak da anılacağınıı söyleyen Yağcı, bu dönemde yanlış bilgilerin yayılmaması için sürekli iletişim halinde olduklarını, bilgi hijyeninin bu dönemde en önemli konularından biri olduğunu ifade etti.

İnsan, güven ve doğayı ön planda tutarak sürdürülebilir iş modelinin öncelikleri olacağını dile getiren Yağcı, şöye konuştu:

"Salgın sonrası dönemin özellikleri, insancı iş ve iletişim yönetimi, güven, çözüm üretmek, sağlık güvenliği, kapsayıcılık ve iletişim olacaktır. Turizm sektöründe güvenli hareketlilik, kriz yönetimi, dayanıklılık, kapsayıcılık, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, sürdürülebilir yatırım ve altyapı konuları daha da önem kazanacaktır. Özellikle birlikte çalışmanın, kamu ve özel sektör koordinasyonunun ve işbirliğinin önemi açıktır."