EKONOMİ
Giriş Tarihi : 30-03-2021 12:14   Güncelleme : 30-03-2021 12:14

Türkiye'nin bor kaynakları hidrojen üretimi için kullanılabilir

ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökalp, Türkiye'nin bor rezervlerinin hidrojen üretiminde kullanabileceğini ifade etti.

Türkiye'nin bor kaynakları hidrojen üretimi için kullanılabilir

ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İskender Gökalp, yapmış olduğu açıklamada, dünyada yılda ortalama 70-100 milyon ton hidrojen üretimi gerçekleştiğini belirtti.

Hidrojenin kullanımıı konusunda kamunun, özel şirketlerin devreye girmesine ortam hazırlaması gerektiğini aktaran Gökalp, "Türkiye'de hidrojenin sektörlerde kullanımı ve yaygınlaştırılması için finansman kurgusu öyle planlanmalı ki 10 sene sonra kamu desteğine gerek kalmasın. Örneğin, yeşil hidrojen üretimi için elektrolizör teknolojisine ihtiyacımız var. Türkiye bu teknolojiye bugün hakim değil, bir çözümünü bulmamız gerekiyor." açıklamasını yaptı.

Küresel hidrojen üretiminin tamamının doğal gaz kanalından gerçekleştirilen "gri hidrojen" olduğuna vurgu yapan Gökalp, şunları kaydetti:

"Bu sektörlerde temiz hidrojene geçiş sağlanırsa hidrojen üretim fiyatları düşecek ve başka sektörlere yayılımı kolaylaşacak. Türkiye'de hidrojenin tanınması, mesela doğal gaz şebekelerine karıştırılabilmesi için yetkili kurumlar tarafından kanunen düzenleme yapılması gerekiyor. Doğal gaz piyasasını düzenleyen kanunla bunu yapmak imkansız. Üretim teknolojilerine yatırım yapmazsak hidrojenin önünü açamayız. Dünya bor rezervlerinin yüzde 73'üne sahip olan Türkiye, hidrojen üretimi konusunda zengin bor rezervlerini kullanabilir. Bor ve alüminyum gibi metallerin hidrolizi ile taşınabilir sistemlerde istenildiği zaman istenildiği kadar hidrojen üretimi sağlanabilir. Sanayi üretimini karbonsuzlaştırmada yeşil hidrojeni devreye sokmamız hidrojenin geleceği açısından önemli."

Gökalp, temiz teknolojilerle üretimi yapılan hidrojenin enerji, ulaştırma, sanayi sektörlerinde ve hanelerde kullanılabilen sürdürülebilir bir enerji taşıyıcısı olabileceğini dile getirdi.

Türkiye'nin doğal gaz ithalatının dış ticaret açığında önemli bir paya olduğuna dikkat çeken Gökalp, doğal gaz yerine farklı kaynakların kullanılmasının ithalatın ikamesi bakımından önemli olduğunu ifade etti.

Böyle bir stratejinin Türkiye'nin karbon izini azaltması için de faydalı olacağını belirten Gökalp, "Hidrojen, ulaştırma alanında yakıt pillerini beslemek için kullanılabilir. Diğer bir yol hidrojeni nihai yakıt olarak değil, bir aracı malzeme olarak kullanmak. Hidrojen hanelerde, toplu çalışma yerlerinde kullanılabileceği gibi sanayide ısı, buhar ve elektrik üretimi için de kullanılabilir. Hidrojen zincirindeki güvenlik sorunu mevzuat ile düzenlenmezse hidrojen sınai kullanımın dışına çıkamaz." şeklindekonuştu.

Türkiye  1,6 milyon ton yeşil hidrojen potansiyeline sahip

Diğer taraftan, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi'nin yürüttüğü çalışmaya göre Türkiye 1,6 milyon ton yeşil hidrojen potansiyeline sahip.

Tamamı üretimi yenilenebilir elektrikten gerçekleştirilecek oaln yeşil hidrojenin, Türkiye'de fosil kaynaklı yakıtları en yoğun tüketen imalat sanayi, binalar, ulaşım ve doğal gaz sektörü gibi alanlarda yıllık enerji talebinin yüzde 5'ini karşılayabileceği tahmin ediliyor. Bu potansiyelin ortaya çıkarılması için en az 45 milyar dolarlık yatırım yapılması gerekiyor