DÜNYA
Giriş Tarihi : 18-04-2021 13:02   Güncelleme : 18-04-2021 13:02

Tunus Cumhurbaşkanı'nın tutumu ülkenin krizden çıkmasını engelliyor

Cumhurbaşkanı Kays Said, Başbakan Hişam el-Meşişi'nin kabine revizyonunu ocak ayından bu yana reddediyor. Tunus Cumhurbaşkanı son olarak da nisan ayının başlarında parlamentonun kabul ettiği Anayasa Mahkemesi yasasını onaylamayı kabul etmedi.

Tunus Cumhurbaşkanı'nın tutumu ülkenin krizden çıkmasını engelliyor

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in ülkede yaşanan siyasi, ekonomik ve sosyal krizlere ilişkin çözüm girişimlerini reddettiği ve böylece siyasi çevrelerin eleştiri oklarını üzerine çektiği aktarılıyor.

Said, Başbakan Hişam el-Meşişi'nin kabine revizyonunu ocak ayından bu yana reddetmeyi ve Tunus Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonunun (UGTT) krizden çıkmak için önerdiği ulusal diyalog girişimi ile ilgili harekete geçmemeye devam ediyor.

Tunus Cumhurbaşkanı son olarak da nisan ayının başlarında parlamentonun onayladığı Anayasa Mahkemesi yasasını kabul etmedi.

Tunuslu siyasi analistler  Cumhurbaşkanı Said'in ülkedeki krizler karşısındaki sert tutumuna yönelik açıklamalar yaptı.

Bazı analistler, Said'in gergin açıklamalarının ülkedeki durumu daha da karmaşık duruma getirdiğini söyeyerek, tüm siyasi kesimlerle diyaloğu kabul etmesi çağrısında bulunurken bazıları ise Said'in diyaloğu prensipte reddetmediğini ancak sahte diyaloglara karşı olduğunu ifade etti.

Siyasi analist Riyad eş-Şuaybi, "Cumhurbaşkanı Said'in son bakanlık revizyonundaki tutumundan, hükümetin çalışmalarını ve demokratik deneyimin gelişimini karalayan açıklamalarından memnun değiliz. Ayrıca bu tür anlaşmazlıkların üstesinden gelmenin en iyi yolunun siyasi diyalog olduğuna inanıyoruz." diye konuştu.

Şuaybi, "Said'in gergin açıklamaları, siyasi diyaloğu engellemek ve Cumhurbaşkanı ile kendisinin görüşüne katılmayanlar arasındaki güveni sarsmaktan başka işe yaramaz." dedi.

"Cumhurbaşkanı'nı siyasi diyaloğu kabul etmeye çağırıyoruz"

Said'in tüm açıklamalarının gergin olduğunu belirten Şuaybi, "Said'i bu tür açıklamalardan uzak durmaya ve siyasi diyaloğu kabul etmeye çağırıyoruz. Çünkü siyasi ve ahlaki sorumluluklar, hepimizin ülkenin en yüksek çıkarlarını her şeyin üzerinde tutmamızı gerektiriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Tunus Cumhurbaşkanı Said'in Anayasa Mahkemesi yasasını, "Ekim 2019'da gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ardından en geç bir yıl içerisinde Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçilmesini" öngören Anayasa'nın 148'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca reddetmesiyle ilgili Şuaybi, şöyl konuştu:

"Cumhurbaşkanı'nın anayasal hakkını kullanma hakkını onaylasak da Anayasa Mahkemesi'nin kurulması için belirlenen sürelerin aşılmasının şu anda seçime engel olduğunu düşünerek, içerik olarak ona katılmıyoruz."

"Said, prensip olarak diyalogdan yana"

Siyasi analist Riyad Cerrad ise "Said, prensip olarak diyalogdan yana ancak siyasi eşitlik ve çeşitli siyasi gruplar arasında bir güç dağılımı olmasını istemiyor. Bu Tunus halkına hizmet etmez ve krizi çözüme ulaştırmaz." dedi.

Said'in Anayasa ve seçim yasası değişikliği ve siyasi sistemi değiştirmek gibi gerçek içerikler sunan ve yeni formüller üzerine kurulan bir diyalog istediğini aktaran Cerrad, 2014 Anayasası'na dayanan siyasi sisteminin bu krizlere ve sarsıntılara yol açtığına vurgu yaptı.

Cerrad, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Siyasi, ekonomik ve sosyal krizi çözmek için samimi niyetler varsa, bu içerikler gündeme getirilmeli, sahte ulusal diyaloglar yapılmamalıdır. Said, UGTT'nin ulusal diyalog çağrısına prensipte yanıt verdi ancak bazı kesimlere göre şekillendirilen ve siyasi olarak kendilerine alan açmak isteyenlerle sahte diyalogları istemiyor. "

Said'in Anayasa Mahkemesi yasa değişikliğini veto etmesinin Anayasa'ya dayandığını belirten Cerrad, son beş yıldır Anayasa Mahkemesinin kurulmasını engelleyen tarafların bugün kurulamıyor diye ağlamasının çelişki olduğunu ifade etti.

Bu kesimlerin Said ile hesaplaşmak ve onu azletmek gibi siyasi bir hedef doğrultusunda mahkemenin kuruluşunu hızlandırmak istediğini savunan Cerrad, "Mahkemenin kurulmasını kim engellediyse, bugünkü krizin sorumluluğunu üstlenmelidir." dedi.

Bir önceki parlamentonun (2014-2019), ülkenin en büyük iki bloku olan Nahda ve Nida Tunus arasında bir ittifak ve net bir fikir birliği içerisinde olduğuna dikkati çeken Cerrad, o zaman söz konusu partilerin 170 milletvekilinin yer aldığı bir parlamento koalisyonu oluşturduklarını ve Anayasa Mahkemesi üyelerini seçilebilecek güçlerinin olduğunu kaydetti.

Cerrad, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

"Ancak Nahda ve Nida Tunus bir anlaşmazlıktan sonra mahkeme üyelerini seçemedi. Şu anda Nida Tunus parlamentoda değil. Parlamentoda bulunan Nahda da Said ile hesabını görmek hedefiyle kendisine göre bir Anayasa Mahkemesi seçmek istiyor. Said'i azletmeyi amaçlıyorlar."