EKONOMİ
Giriş Tarihi : 25-03-2021 14:52   Güncelleme : 25-03-2021 14:52

TCMB Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti 

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'nde enflasyon beklentilerinin mart ayında yükseldiği belirtilerek, "Kurul, enflasyon beklentilerindeki bu seyrin, fiyatlama davranışlarına ve orta vadeli enflasyon görünümüne yönelik riskleri artırdığının altını çizmiştir." açıklaması yapıldı

TCMB Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti 

TCMB Para Politikası Kurulu'nun (PPK), 18 Mart'ta gerçekleştirdiği toplantıya yönelik yayımlanan özette, şubat ayında tüketici fiyatlarının yüzde 0,91 artış gösterdiği, yıllık enflasyonun 0,64 puan artarak yüzde 15,61 düzeyine geldiği aktarıldı.

Yıllık enflasyondaki artışın alt gruplar geneline yayılırken, en belirgin katkının temel mal ve enerji gruplarından yansıdığı vurgulanan özette, bu görünüm altında, B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonlarının artışlarını sürdürdüğü, eğilimlerinin ise bir miktar gerilediği ifade edildi.

Özette, gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının şubat ayında yüzde 2,57 arttığı grup yıllık enflasyonunun 0,29 puan yükselişle yüzde 18,40 olduğuna işaret edilerek, bu gelişmede yıllık enflasyonu yüzde 19,72'ye yükselen işlenmiş gıda fiyatlarının etkisinin görüldüğü, işlenmemiş gıda enflasyonunun ise 1,07 puan düşüşle yüzde 17,01 olduğu vurgulandı.

Bu dönemde, taze meyve-sebze enflasyonu bir miktar düşüş kaydederken, diğer işlenmemiş gıda grubunda et fiyatlarındaki artışların devam ettiğinedeğinerek, şunlar aktarıldı:

"Çiğ süt referans fiyatındaki ayarlamanın gecikmeli etkileri süt fiyatlarında gözlenmeye devam etmiştir. Mart ayı öncü göstergeleriyle değerlendirildiğinde, çiğ süt referans fiyatında ocak ayında kaydedilen artışın ilk çeyrek genelinde tüketici enflasyonu üzerindeki etkisinin oldukça belirgin olduğu izlenmektedir. İşlenmiş gıda fiyatları aylık yüzde 2,27'yle hızlı artış eğilimini korumuştur. İşlenmemiş gıda grubundaki ilgili kalemlere paralel olarak, işlenmiş et ürünleri ile peynir ve diğer süt ürünleri öne çıkan kalemler olmuştur. Diğer yandan, uluslararası piyasalardaki gelişmelerin yansımasıyla, katı-sıvı yağlardaki yüksek oranlı artışlar sürmüştür. Bu gelişmelerle, taze meyve-sebze dışı gıda grubu yıllık enflasyonu yüzde 20,75’e yükselmiştir. Öncü göstergeler gıda yıllık enflasyonunun işlenmemiş gıda fiyatları öncülüğünde yavaşlayabileceği yönünde sinyal vermektedir.

Özette, enerji fiyatlarının şubat ayında yüzde 0,25 artış gösterdiği ve grup yıllık enflasyonunun yüzde 8,82 olduğu vurgulanarak, "Bu dönemde doğalgaz ve şebeke suyu fiyatları, sırasıyla yüzde 0,80 ve yüzde 0,59 yükselmiştir. Uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen, TL'deki değerlenme ve eşel mobil uygulamasının aktif bir şekilde kullanılmasıyla, akaryakıt fiyatlarındaki artış yüzde 0,16 ile sınırlı kalmıştır." açıklaması yapıldı.

Petrol fiyatlarındaki artış eğiliminin mart ayında da devam ettiği, fakat eşel mobil sisteminin bu kanaldan gelen etkileri sınırladığı bilgisi aktarılan özette, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 17 Mart'taki kararı uyarınca, iki ay süreyle il bazında tavan fiyat uygulamasına geçilmesiyle akaryakıt fiyatlarında düşüş gerçekleşmiştir. Eşel mobilin sınırlayıcı etkisine rağmen, önümüzdeki iki ayda enerji grubu yıllık enflasyonunun bir önceki yıldaki düşük baz nedeniyle belirgin şekilde yükseleceği not edilmiştir." ifadeleri kullanıldı

"Enflasyon beklentileri mart ayında yükseldi"

PPK özetinde, temel mal fiyatlarının şubat ayında yüzde 0,12 düştüğü, grup yıllık enflasyonunun 1,52 puan yükselişle yüzde 21,70'e çıktığı aktarıldı.

Yıllık enflasyonun, giyim ve ayakkabı ile dayanıklı mal kalemlerinde yükseliş kaydedilirken, diğer temel mallarda yatay seyir izlendiğine değinilen özette, "Giyim ve ayakkabı fiyatlarında gözlenen sezon indiriminin bu yıl düşük olmasıyla grup yıllık enflasyonu belirgin bir şekilde yükselmiştir. Uluslararası emtia fiyatlarındaki yükseliş, arz yönlü kısıtlar ve güçlü iç talep kaynaklı olarak yıllık enflasyonu yüksek seyreden dayanıklı tüketim mallarında, birikimli döviz kuru etkilerinin kısmen hafiflemesiyle fiyat artışları hız kesmiştir." açıklaması yapıldı.

Özette, diğer temel mallarda fiyatlar yüzde 0,19 düşüş sergilerekn, yıllık enflasyonun yatay seyirde kaldığı bildirildi.

Referans fiyat uygulamasına bağlı olarak, aylık bazda yüzde 6,09 yükselen ilaç fiyatlarının bu grupta daha olumlu bir görünümün önüne geçtiğine vurgu yapılan özette, ilaç fiyatlarındaki yükselişin mart ayına sarkan kısmının daha yüksek olacağı ve diğer temel mal enflasyonunu kötü yönde etkilemeye devam edeceği öngörüsü odluğu belirtildi.

Özette, Kurul'un salgına bağlı zayıf talep şartlarının sınırladığı giyim enflasyonu için yukarı yönlü risklere yaptığı vurguyu koruduğuna değinilerek, şü ifadeler kullanıldı:

"Hizmet fiyatları şubatta yüzde 1,04 yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 0,22 puan artışla yüzde 11,74 olmuştur. Yıllık enflasyon, haberleşme hizmetleri ve lokanta-otelde yükselirken, kira ve diğer hizmetlerde yatay seyretmiş, ulaştırma hizmetlerinde ise gerilemiştir. Haberleşme hizmetleri yıllık enflasyonundaki artışta özel iletişim vergisindeki düzenleme belirleyici olurken, etkinin mart ayına da sarktığı gözlenmektedir. Lokanta-otel yıllık enflasyonundaki artışta yemek hizmetleri kalemi öne çıkarken, bu gelişmede gıda fiyatları ve asgari ücret artışının etkili olduğu değerlendirilmektedir. Öte yandan, diğer hizmetler grubu fiyatları alt kalemler bazında farklı eğilimler sergilemeye devam etmiştir. Sağlık ve bakım-onarım kalemlerinde yıllık enflasyon yüksek seyrederken, paket tur, eğlence-kültür ve eğitim gibi faaliyetleri salgından olumsuz etkilenen kalemlerde ılımlı seyir sürmüştür. Bununla birlikte Kurul, öncü göstergeler ışığında, kontrollü normalleşme sürecinin bazı hizmet fiyatları üzerindeki yukarı yönlü etkisine dikkat çekmiştir. Faaliyetin kesintiye uğradığı süre boyunca biriken maliyetlere ek olarak kapasite sınırlayıcı tedbirlerin, lokanta-otel grubu başta olmak üzere, belirli sektörlerde birim maliyet kaynaklı enflasyonist etkileri not edilmiştir."

Enflasyon beklentilerinin mart ayında yükseldiği vurgulanan özette, "Gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi 0,11 puan artışla yüzde 10,47'ye, gelecek 24 ay beklentisi ise 0,15 puan artışla yüzde 9,18'e yükselmiştir. Bu dönemde tahvil getirilerinden elde edilen enflasyon telafilerinde de artış görülmüştür. Kurul, enflasyon beklentilerindeki bu seyrin, fiyatlama davranışlarına ve orta vadeli enflasyon görünümüne yönelik riskleri artırdığının altını çizmiştir." ifadeleri kullanıldı.

"Küresel enflasyon baskıları, para politikalarında erken bir sıkılaşmaya neden olabilir"

PPK özetinde, genişleyici parasal ve mali politikalar ile aşılama sürecinde yaşanan iyi yöndeki gelişmelerin etkisiyle küresel büyüme görünümünde iyileşme ve uluslararası emtia fiyatlarında yükseliş kaydedilidği aktarıldı.

Devam eden aşılama çalışmalarına rağmen, aşılama süreci ve salgın hastalığın seyrine ilişkin belirsizliklerin devam etmesinin küresel ekonomiye yönelik riskleri canlı tuttuğuna işaret edlen özette, Avrupa ülkelerindeki salgın kaynaklı kısıtlamaların, daha çok hizmetler sektörü üzerinde kısıtlayıcı etkisinin görüldüğü, imalat sanayinin gücünü korumaya devamettiği bildirildi.

Özette, gelişmiş ülkelerde büyümeye yönelik beklentilerde kaydedilen  iyileşmeye paralel yükselen küresel enflasyon beklentileri ve uzun vadeli tahvil faizlerinin, gelişmiş ülke para politikalarına yöenlik belirsizliklere ve küresel finansal piyasalarda dalgalanmaya yol açtığı belirtilerek, şu bilgiler verildi:

"Merkez bankalarının açıklamalarında, salgın sonrası normalleşmeyle enflasyonun geçici olarak yükselebileceği yer almakla birlikte, sözlü yönlendirmeler gelişmiş ülkelerde düşük faiz ortamının uzun bir süre devam edeceğine işaret etmektedir. Bununla birlikte Kurul, küresel enflasyon baskılarının para politikalarında mevcut öngörülerden daha erken bir sıkılaşmaya neden olabileceğine; küresel finansal piyasalarda veri duyarlılığının ve buna bağlı oynaklıkların artacağı bir döneme girildiği değerlendirmesinde bulunmuştur. Gelişmekte olan ülkelerin portföy piyasalarına girişler bir önceki PPK döneminden bugüne azalmakla birlikte sürmüştür. Bu dönemde, gelişmekte olan ülkeler genelinde borçlanma senedi piyasalarından çıkışlar olurken, hisse senedi piyasalarına girişler ise artarak devam etmiştir. Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin sürmesi durumunda gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımları olumsuz etkilenebilecektir."

"Yıl sonu tahmin hedefi üzerindeki yukarı yönlü riskler belirgin şekilde arttı"

Ham petrol ve endüstriyel metal fiyatlarının artış eğiliminin sürdüğü hatırlatılan özette, eşel mobil uygulamasının ham petrol fiyatlarından kaynaklanan olumsuz etkileri sınırladığından söz edildi.

Özette, tarımsal emtia fiyatları bir miktar daha ılımlı olsa da yağlar başta olmak üzere belirli ürünlerde artışın devam ettiğinin vurgusu yapılarak, "Üretici enflasyonunun yüksek seviyesi ve tedarik zincirlerindeki sorunların devamı da ilave baskı unsuru olmaktadır. Şubat ayında TL'deki kısmi değerlenmeye rağmen petrol, kimyasal ürünler, gıda, ağaç ve mantar, metalik olmayan mineral ürünler ve kağıt gibi girdi sağlayıcı sektörlerde yüksek oranlı üretici fiyat artışları devam etmiştir. Kurul, özellikle ocak ayının sonlarından itibaren kredi ivmesinde gözlenen artış ile ithal maliyetlerdeki yükselişe bağlı olarak, Ocak Enflasyon Raporu'nda paylaşılan yıl sonu tahmin hedefi üzerindeki yukarı yönlü risklerin belirgin şekilde arttığı değerlendirmesinde bulunmuştur." açıklaması yapıldı.

İktisadi faaliyetin güçlü bir yol aldığı vurgulanan özette, 2020 yılının son çeyreğinde milli gelirin yıllık yüzde 5,9 ve çeyreklik ise yüzde 1,7 yükseldği anımsatıldı.

Özel tüketim talebinin, mal ve hizmet kalemlerinde geniş bir yayılımla  seyrini korurken, kamu tüketiminin yurt içi talebi desteklemeyi sürdürdüğü vurgulanan özette, yatırım harcamalarının da makine-teçhizat yatırımlarındaki güçlü yükselişe karın inşaat yatırımlarındaki belirgin düşüşle büyümeyi sınırladığı belirtildi.

Kurul'un inşaat hariç tutulduğunda yurt içi talebin geçmiş öngörülerle uyumlu, oldukça güçlü bir ivme katettiğini not ettiği özette, toplam talep koşullarının 2020 yılının son çeyreğinde enflasyonist seviyelerde izlediği değerlendirmesinin korunduğu aktarıldı.

"İktisadi faaliyet üzerindeki riskler önemini korumaktadır"

PPK özetinde, iktisadi faaliyetin ilk çeyrekte de kuvvetli bir dönemlik ivme sergilediği, geçmiş öngörülerden daha yüksek bir düzeyde olmak üzere uzun dönemli eğiliminin üzerindeki gidişini koruduğu aktarıldı.

Sanayi üretim endeksinin ocak ayında bir önceki aya oranla yüzde 1,0 ve bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,3 artış kaydettiği belirtilen özette, "Ara malı ve dayanıklı tüketim malı sektörleri sanayi üretimindeki artışın sürükleyicisi olmaya devam etmiştir. Ticaret ve inşaat sektörlerinde cirolar ocakta artarken, salgın kısıtlamalarından doğrudan etkilenen sektörlerdeki zayıf seyre bağlı olarak hizmetler sektörü cirosu yataya yakın bir seyir izlemiştir. Salgına bağlı kısıtlamaların hafifletilmesiyle hizmetler ve bağlantılı sektörlerde iktisadi faaliyetin artması beklenmektedir. Nitekim yüksek frekanslı veriler, kredi gelişmeleri ve kontrollü normalleşmeyle birlikte iktisadi faaliyetin güç kazandığına işaret etmektedir. Bununla birlikte, salgının seyrine ilişkin muhtemel gelişmelere bağlı olarak iktisadi faaliyet üzerindeki riskler önemini korumaktadır." ifadelerine yer verildi.

Özette, iktisadi faaliyetteki güçlü gidişin işgücü piyasasına da olumlu etkide bulunduğu, ocak ayından mevsimsellikten arındırılmış tarım dışı istihdamın bir önceki aya göre yüzde 2,1 yükseldiği, toplam ve tarım dışı işsizlik oranlarının sırasıyla yüzde 12,2 ve 14,2 olarak kaydedildiği aktarıldı.

Bu dönemde, istihdam hizmetler sektöründe artış gösterirken, sanayi ve inşaatta yataya yakın seyir izlediğine vurgu yapılan özette, şu ifadelere yer verildi:

"İlk çeyreğe ilişkin açıklanan veriler iktisadi faaliyet ve ekonominin döngüsel durumuna ilişkin Ocak Enflasyon Raporu’nda ortaya konulan görünüme kıyasla daha güçlü bir seyre işaret etmektedir. Kurul, salgına bağlı kısıtlamaların sınırlayıcı etkisi de dikkate alındığında, iktisadi faaliyetteki ana eğilimin oldukça güçlü olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur. Firma ve hanehalkı anketleri dayanıklı mallara yönelik talebin halen uzun dönem ortalamalarının üzerinde olduğuna işaret etmektedir. Bazı Kurul üyeleri, enflasyon beklentilerindeki yüksek düzeylere bağlı olarak bireysel kredi talebinin halen güçlü seyrettiği değerlendirmesini yinelemiştir. Salgın döneminde sağlanan yüksek kredi büyümesinin birikimli etkileriyle güçlü seyreden iç talebin yanı sıra ithalat fiyatlarındaki artışlar cari işlemler dengesini olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Yüksek frekanslı veriler, ihracat ve ithalatta artışa işaret ederken, dış ticaret hadlerindeki gelişmelerin dış ticaret açığı üzerindeki etkisi belirginleşmektedir. Öte yandan, altın ithalatı ocak ortasından itibaren tarihsel ortalamalarına gerilemiştir. Kurul, bu eğilimin kalıcı bir iyileşmeye işaret etmesi durumunda cari denge üzerindeki dış ticaret hadleri kaynaklı risklerin sınırlanabileceği değerlendirmesinde bulunmuştur."

Özette, finansal koşullardaki sıkılaşmayla yavaşlayan kredi büyümesinin son dönemde bir miktar artış eğilimi kaydettiği ifade edilerek, bireysel ve ticari kredilerde gözlenilen bu eğilime rağmen, gerçekleştirilen ilave parasal sıkılaştırmayla birlikte kredilerin iç talep ve ithalatı sınırlayıcı etkisinin gelecek dönemde daha gözle görülür hale gelmesinin beklendiği belirtildi.

PPK özetinde ayrıca, Kurul'un, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın sürekliliği ve finansal istikrar bakımından cari işlemler dengesindeki seyrin önemine bir kez daha vurgu yapıldığı ifade edildi.