EKONOMİ
Giriş Tarihi : 20-04-2021 08:34   Güncelleme : 20-04-2021 08:34

Savunma ve havacılık ihracatının 2035 hedefi yüzde 425 arttı

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Gülle, 2035 yılında ihracat artışının en yüksek olacağı sektörün, yüzde 425 artış öngördükleri savunma ve havacılık sanayisi olacağını ifade etti

Savunma ve havacılık ihracatının 2035 hedefi yüzde 425 arttı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, çevrim içi gerçekleştirilen Brezilya Savunma ve Havacılık Sanal Ticaret Heyeti açılış programında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin savunma ve havacılık alanındaki başarılarının önümüzdeki dönemde ihracata da etki edeceği belirtildi.

Sektördeki başarıların küresel alanda gündem yarattığını ifade eden Gülle, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin savunma ve havacılık sektöründe ulaştığı nokta, küresel medya kuruluşlarının gündemlerinden düşmüyor. Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarıları, ülkemizin gücüne güç katarak jeopolitik anlamda oyun kurucu rolünü güçlendiriyor. TÜBİTAK-SAGE'nin genç mühendis ve teknisyenlerince geliştirilen, Türkiye'nin ilk görüş içi havadan havaya füzesi Bozdoğan'ın testlerini başarıyla tamamlaması ve ülkemizi bu teknolojiye sahip sayılı ülkelerden biri haline getirmesi hepimizi gururlandırdı. 2022'de Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girecek Bozdoğan'ın yanı sıra Türkiye'nin ilk muharip insansız deniz aracı ULAQ, çatışmaların formatını değiştiren İHA ve SİHA'lar, yerli helikopterimiz ATAK gibi birçok ürünle hem ordumuzun kabiliyeti artıyor hem dışa bağımlılığımız azalıyor hem de sektörümüzün ürün yelpazesi genişlemiş oluyor. Bu nitelik ve nicelik genişlemesinin etkisini önümüzdeki yıllarda ihracatta da göreceğiz. Mart ayı sonunda yayınladığımız İhracat 2021 Raporu'muzda yer verdiğimiz analize göre, 2035'te ihracat artışının en yüksek olacağı sektör, yüzde 425 artış beklediğimiz savunma ve havacılık sanayisi olacak."

Bu zorlu dönemde işlerini aksatmadan devam ettirdiklerini dile getiren Gülle, "Salgın öncesi tamamladığımız dijitalleşme hamlesi ile işlerimizi sanal ortamda sürdürmeye devam ettik. Salgının başından bu yana birliklerimizle beraber 54 ülkede 65 sanal ticaret heyeti gerçekleştirdik, 10 sanal fuar organize ettik." diye konuştu.

"Türkiye ve Brezilya arasında birçok iş birliği fırsatı bulunuyor"

İsmail Gülle, dünya ticaretinde değişimler yaşandığını belirterek, "Just in time", yani "tam zamanında" teslimat trendinden "just in case", yani "her halükarda teslimat" trendine hızlı geçiş yapıldığı bir dönemde Türk ihracatçıları olarak, güçlü dijital altyapıları ve mevcut şartlara hızlı adapte olabilme kabiliyetleriyle öne çıktıklarını ifade etti.

Gülle, "Bu sayede son 6 ayda ihracatımız 100 milyar doları aştı. İnşallah 2021 yılını, hedefimiz olan 184 milyar dolar rakamının üzerinde tamamlayacağız. Ülkemizin altyapı, turizm, sağlık, sanayi, teknoloji gibi birçok alanda kaydettiği başarılar, ekonomik ve siyasi gücümüzü artırdığı gibi, tüm dünyanın dikkatini de her geçen gün daha fazla çekiyor." dedi.

Türkiye ve Brezilya'nın dünya siyasetinde ve ekonomisinde yükselen güçler olarak benzeştiğini söyleyen Gülle, "İki ülke arasında birçok iş birliği fırsatı bulunmaktadır. 2010 yılında Stratejik Ortaklık Eylem Planı imzalanmış ve Brezilya, bölgedeki ilk stratejik ortağımız olmuştur. Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerini MERCOSUR (Güney Amerika Ortak Pazarı) aracılığıyla yürüten Brezilya, 553 milyon nüfusa sahip bu ortak pazara açılan kapımız olabilir." diye konuştu.

Türkiye ile MERCOSUR arasında imzalanan STA çerçeve anlaşmasının 2019 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Gülle, "Bu çerçeve anlaşmanın bir STA'ya dönüşmesiyle karşılıklı kazanç fırsatları doğacaktır. Güney Amerika'daki en büyük ticaret partnerimiz olan Brezilya'ya ihracatımız 2020 yılında yüzde 19 artışla 590 milyon dolara ulaştı. Yılın ilk çeyreğinde ise Brezilya'ya ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 90 artarak 223,4 milyon dolar olarak gerçekleşti." dedi.

Bu artış trendiyle kısa zamanda Brezilya'ya ihracatın 1 milyar doları aşmasının mümkün olduğunu dile getiren Gülle, MERCOSUR üyesi ülkelere ihracatın da aynı dönemde yüzde 93 artarak 330 milyon dolara ulaştığını belirtti.

Gülle, sözlerinin devamında şu değerlendirmeleriyaptı:

"Yılın ilk çeyreğinde Brezilya'ya ihracatımız, çelik sektöründe yüzde 1.065 artarak 65,6 milyon dolara, kimyevi maddeler sektöründe yüzde 87 artarak 49 milyon dolara, otomotiv sektöründe yüzde 25 artarak 24,6 milyon dolara ulaştı. Savunma ve havacılık sektöründe ise Brezilya'ya ihracatımız aynı dönemde yüzde 327 artarak 2,8 milyon dolara ulaştı ve Brezilya, sektörümüzün en çok ihracat yaptığı 18. ülke pozisyonuna geldi. Kültürel, siyasi, askeri ve ticari alanlarda iş birliği potansiyelimizin oldukça yüksek olduğu Brezilya'ya yönelik düzenlenen Savunma ve Havacılık Sanayi Dijital Ticaret Heyeti önemli iş birliklerine hizmet edecektir."

"Türkiye ve Brezilya, savunma sanayisinde son derece iyi birer partner"

Türkiye'nin Brezilya Büyükelçisi Murat Yavuz Ateş de Brezilya'nın çok büyük bir ülke olduğunu anımsatarak, "Ülke, bütün kıtanın yarısı, hatta biraz daha fazlası. Aynı şekilde ekonomik açıdan da Latin Amerika'daki en büyük ekonomi. Dünyada ilk 10'a giren ekonomilerden birisi. Gerek bölgesinde lider olması gerekse küresel açıdan konumuyla son derece önemli bir ülke." şeklinde konuştu.

Brezilya ile yapılacak iş birliğinin, aynı zamanda tüm Latin Amerika ülkeleri, hatta dünya açısından referans oluşturacağını vurgulayan Ateş, "Dolayısıyla bu ülkeye özel bir önem atfedilmesi gerekli. Türkiye'nin de Latin Amerika'daki en büyük ticari ortağı. Salgın; iki ülkeye hem ülkelerin ne kadar birbirine bağlı olduğunu hem de bu bağımlılığının tek kaynaktan çok çeşitli ülkelere olması gerektiğini öğretti." ifadelerini kullandı.

Ateş, ekonomide tek bir kaynağa bağlı olmanın yaşattığı zorlukların iki ülkede de yaşandığını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Savunma sanayisine de bu çerçevede yaklaştığımız zaman şunu görüyoruz; Türkiye için Brezilya ve Brezilya için Türkiye, savunma sanayisi alanında son derece iyi birer partner. Uluslararası iş birliklerinin çeşitlendirilmesi açısından da çok önemli. Yapıları itibarıyla da iki ülke birbirleriyle uyumlu. Benim burada görebildiğim, her iki ülkede de bu yönde bir irade var. Ülkemiz belirli alanlarda ve ürünlerde son derece gelişmiş durumda. Brezilya da başka alanlarda, havacılık ve uzay sektörü başta olmak üzere gelişmiş durumda. İki ülke, birbirini tamamlayıcı durumda. Bu kapsamda iki ülke arasında sadece ticaret değil, aynı zamanda ortaklığa da önem vermemiz lazım. Özellikle firmalarımızın Brezilyalı firmalarla ortaklık kurmaları son derece faydalı olacaktır. Sadece al-sat değil, beraber teknoloji geliştirmek, beraber projeler hazırlamak son derece etkili ve faydalı olacaktır."