EKONOMİ
Giriş Tarihi : 29-03-2021 08:03   Güncelleme : 29-03-2021 08:03

Rüzgar ve güneş santrallerinden sağlanan elektrik üretimi arttı

Düşünce kuruluşu Ember tarafından açıklanan rapora göre, rüzgar ve güneş 2020 yılında küresel elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 10'unu karşıladı

Rüzgar ve güneş santrallerinden sağlanan elektrik üretimi arttı

Dünyada 2020 yılında rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinden sağlanan elektrik üretimi 314 teravatsaat (yüzde 15) artış kaydederken, bu büyüme kömürden elektrik üretiminde 346 teravatsaatle (yüzde 4) azaldı.

Londra merkezli iklim ve enerji odaklı bağımsız düşünce kuruluşu Ember, Küresel Elektrik Görünümü 2021 başlıklı raporunu yayımladı.

Yayımlanan rapora göre, yeni tip koronavirüs  salgını geçen yıl küresel elektrik talebindeki artışın durmasına neden oldu. Dünya elektrik talebi geçen yıl yüzde 0,1 düşüşle, 2008-2009 finansal krizinden bu yana ilk defa düşüş kaydetti.

Geçen yıl talepteki yavaşlamaya karşın rüzgar ve güneş enerjisi, salgına karşı diğer kaynaklara göre daha büyük artış kaydetti. 2020'de dünyadaki toplam elektrik üretimi 25 bin 850 teravatsaat seviyesinde ourken, rüzgar ve güneş enerjisinden sağlanan elektrik 2 bin 435 teravatsaat olarak gerçekleşti. 

Böylece, rüzgar ve güneş 2020 yılında küresel elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 10'unu meydana getirdi.

Rüzgar ve güneş enerjisindeki büyüme, İngiltere'nin üretiminden fazla

Rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretimi geçen yıl dünyada 314 teravatsaat (yüzde 15) artış gösterdi. Bu artışın, İngiltere'nin bir yıllık toplam elektrik üretiminin üzerinde olduğu kaydedildi.

Rüzgar ve güneş santrallerinden elektrik üretimindeki 314 teravatsaatlik büyüme ile, kömürden elektrik üretimi geçen yıl 346 teravatsaatle (yüzde 4) rekor gerileme kaydetti. 

Geçen yıl kömürden elde edilen toplam elektrik ise 8 bin 736 teravatsaat olarak gerçekleşti.

Rapora göre, rüzgar ve güneş enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payının artmasında salgın nedeniyle elektrik talebinin hızını düşürmesi etkili olurken, talebin yeniden artışa geçmesiyle dünyada daha fazla rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesinin oluşturulmasına gereksinim hissediliyor.

Elektrik sektörü kaynaklı emisyonlarda artış devam ediyor.

Dünyada kömürden elektrik üretimi oranını  düşüş götermesine rağmen Çin, kömürden elektrik üretiminde artış yaşayan tek G20 ülkesi oldu ve bu alanda yüzde 53 payla ilk sırada yer aldı.

Kömürün elektrik üretimindeki payı yüksek olan diğer 4 ülkede ise bu payda düşüş yaşandı. Bu kapsamda ABD'de kömürün elektrik üretimindeki payı yüzde 20, Güney Kore'de yüzde 13, Hindistan'da yüzde 5 ve Japonya'da yüzde 1 düşüş gösterdi.

Düğer taraftan, geçen yıl kömürden elektrik üretiminde düşüş yaşanmasına rağmen, elektrik sektöründen kaynaklanan emisyonlar Paris Anlaşması'nın imzalandığı 2015 yılına göre yüzde 2 arttı.

Ember Lideri Dave Jones yapmış olduğu değerlendirmede, elektrik talebi büyüdükçe kömürden üretimin düşmesi  için dünyada daha çok rüzgar ve güneş santrali kapasitesine ihtiyaç duyulduğunu dile getirerek, "Bu yıl Çin, Hindistan ve ABD'de kömürden elektrik üretiminin yeniden artmaya başladığını görüyoruz. Bu da daha büyük bir artışın olacağını açıkça gösteriyor." dedi.

Salgın döneminde kömürden elektrik üretimindeki rekor gerilemenin eksik kaldığını belrten Jones, "Dünyanın hiçbir yerinde yeterince hızlı ilerleme kaydedilmiyor. Küresel ısınmanın 1,5 dereceyle sınırlandırılması için kömürden elektrik üretiminin 2030'a kadar yüzde 80 azalması gerekiyor. Dünya liderleri, önümüzdeki zorluğun büyüklüğünün hala farkına varamadı." açıklamasını yaptı