EKONOMİ
Giriş Tarihi : 28-03-2021 10:58   Güncelleme : 28-03-2021 10:58

Konya Ovası'ndaki yağışlar çiftçinin yüzünü güldürdü

Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen ve kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya kalınan Konya Ovası'nda yağışlar çiftçiyi sevindirdi.

Konya Ovası'ndaki yağışlar çiftçinin yüzünü güldürdü

2 milyon 200 bin hektarlık ekim alanı bulunan Konya'da, yılda yaklaşık 2,5 milyon ton buğday üretimi gerçekleştiği için 'Türkiye'nin tahıl ambarı' olarak anılan Konya ovası. kuraklık tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Konya Ovası’nda son zamanlarda meydana gelen yağmur ve kar yağışı çiftçiye umut oldu.

Konya Ovası'ndaki bitkilerin durumu iyileşti

Yaşanan son yağışların Konya Ovası çiftçisini mutlu ettiğini dile getiren Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, şü ifadeleri kullandı:

"Konya, lokal olarak iyi bir yağış aldı. Bizim için çok büyük bir kuraklık devam ediyordu ama mart ayının sonuna doğru başlayan yağmur, sonradan da gelen kar yağışı çiftçiyi 10-15 gün rahatlattı. Çiftçiler çok dardaydı ve son yağışlarla arazideki bitkilerin durumu iyileşti. Geçmişte ekim, kasım aylarında yağmayan yağmur nedeniyle ürünlerin filizlenmesindeki sıkıntı halen devam ediyor. Sahada yüzde 15-30 arasında bitkinin çıkış kaybı var ve zaman içinde telafi edilemez."

Nisan ve mayıs aylarında yağış olmaması sıkıntıya sokar

Nisan ve mayıs aylarında ovanın yağış almaması halinde büyük rekolte kayıplarının meydana geleceğini aktaran Kavuneker, sözlerinin devamında şunlrı söyledi:

''Bu yağışlarla birlikte nisan ve mayıs ayı da yağış alırsa kuraklığı atlatmış oluruz. Ama bu aylarda yağış almazsa aynı sıkıntı devam edecek. Çumra ve Karatay bölgesini besleyen barajlarımızda su yok. Su olmadığı için geçmiş dönemde çiftçilerimize bir duyuru yaptık. 'Su yok, nisan ayında yeşil mahsul ekmeyin' diye uyarılarda bulunduk."

 

Verim kaybı yaşanacak

Artan gübre fiyatlarına vurgu yapan Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, şöyle konuştu

"Her ne kadar yağış alsak da mutlaka verim kaybı olacaktır. Çiftçiler istedikleri kadar gübre atamadılar. Çünkü gübre fiyatları bir anda yükseldi. 2 bin 400 lira olan gübre, 3 bin 400 liraya çıktı. Bu yüzden çiftçi gübre kısıtlamasına da gittiği için sahada mutlaka bir kayıp bekliyoruz. Eğer kendi gıdamızı yeterli hale getiremezsek, para olsa da gıda bulamayız. Dünyada artık herkes stok yapmaya başladı. İthalat- ihracat neredeyse durma derecesine geldi. O yüzden bizim savunma sanayiinden sonra yapmamız gereken en önemli yatırım tarım olmalı."