EKONOMİ
Giriş Tarihi : 25-03-2021 14:33   Güncelleme : 25-03-2021 14:33

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde konuştu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, enerji piyasasında hem arz hem de talep tarafının oyuna dahil olmasıyla daha rekabetçi bir ortam oluşturmaya çalıştıklarını vurguladı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde konuştu

Uludağ Ekonomi Zirvesi'ne video konferans yoluyla katılım sağlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, yeni tip koronavirüs salgınının dünya piyasaları üzerindeki etkilerine yönelik konuşma yaptı.

Dönmez, bu dönemde büyümenin ve bununla birlikte çeşitli enerji kaynaklarının tüketiminin ve dolayısıyla emisyonların küçüldüğüne vurgu yaparak, gayri safi yurt içi hasıla düşüşü emisyon düşüşüne orantılandığında 1 ton karbondioksit tüketimi azaltımı maliyetinin 1750 dolara den geldiğini söyledi.

Şu anda AB'nin karbon piyasasında karbonun bir tonunun 42 avro civarında olduğuna vurgu yapan Dönmez, "Yani küçülme ekolüne göre karbon emisyonlarını düşürmenin bedeli normal yollarla yapmanın 40 misli bir bedele mal olmuş dünyada. Bu sırada 130 milyona yakın insan da orta gelirden yoksulluğa sürüklenmiş. Burada elbette yeşil büyüme önemli bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor." şeklinde konuştu.

Temiz enerji teknolojileri ulusal güvenlik meselesi

Dönmez, artık sorunların küresel, çözümlerin ise yerel ve bölgesel durumda olduğu yeni bir sistemin doğduğunu, bu durumun Kovid-19 ile mücadeledeki aşı paylaşımında da farkedildğini aktardı.

Yeni ekonomide görülen en önemli işaretlerin, pil savaşları, madencilik şirketlerinin rekabeti ve yapay zeka mücadelesi olduğunu dile getiren Dönmez, şu sözlerle devam etti:

"Hidrokarbon şirketleri gaz ve petrol şirketleri olmaya çalışırken, dijitalleşme yeni bir kabukla geliyor. Yeni dengeler oluşurken Türkiye bunun neresinde yer alacak? Sanırım geçtiğimiz senelerdeki gelişmelerden sizler de anlamışsınızdır. Türkiye olarak kendi lityumumuzu üretmeye başladık. Yenilenebilir enerjide en fazla kurulu güç artışı yapan ülkelerden biriyiz. Bu alandaki teknolojinin gelişimi için YEKA adını verdiğimiz sistemi hayata geçirdik. Temiz enerji teknolojileri, ulusal güvenlik meselesi olan askeri teknolojiler kadar önemli. Enerji teknolojilerinin yerlileştirilmesi adına enerjinin bütün alanlarında birbirini tamamlayan bir politika yürütüyoruz."

Enerjiye 19 yılda 100 milyar dolar yatırım

Dönmez, Türkiye'nin kendi gaz kaynaklarını keşfettiğini ve ekonomiye kazandırdığını, madencilik alanında da kritik materyallerinde ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade etti.

Enerji piyasasında hem arz hem de talep tarafının oyuna dahil olmasıyla daha rekabetçi bir ortam oluşturmaya çalıştıklarını vurgulayan Dönmez, "Elektrik ve gaz, diğer klasik emtialar gibi günlük, aylık hatta yıllık periyotlarla alınıp satılan bir ürün olmaya başladı. Bunun için gerekli regülasyonlar yapıldı. Oyuncu sayısının katlanarak arttığı, çok daha fazla katılımcının yer aldığı bir piyasamız var." açıklamasında bulundu.

Dönmez, özel sektörün dahil olmasıyla finansman kanallarının da çeşitlilik göstermeye başladığına vurgu yaparak, yerli sermaye desteğinin yanı sıra yabancı bankalar, bölgesel kalkınma fonları, yatırım bankaları, ajanslar, hibeler gibi pek çok yurt dışı kaynaklı finansman modelinin de yatırımcılar tarafından göz önünde bulundurulduğunu ifade etti.

Bu sayede enerji sektörüne son 19 yılda 100 milyar dolardan fazla yatırım gerçekleştiğini dile getiren Dönmez, "Bizim doğrultumuz belli. Çünkü bizim bu oyunu nasıl okuduğumuzu da sözlerimizden ve eylemlerimizden takip edebilirsiniz. 'Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz' diyerek sözlerime burada son vermek istiyorum." söyleminde bulundu.